TÜKENİRKEN BEN

Bize kendinizi tanıtır mısınız?

1968 yılı Çorum Uğurludağ doğumluyum. 19 Mayıs Üniversitesi İktisadi ve İdari Programlar Muhasebe Bölümü mezunuyum. İki çocuk babasıyım. Birkaç ilde yaklaşık 30 yıl boyunca orta düzey yönetici olarak çalışma sonucu 2017 yılında emekli oldum. Emekli olduktan sonra hizmet sektöründe aralıklı olarak çalışmaktayım.

Tarih, felsefe, psikoloji, siyaset ve edebiyat ilgi duyduğum alanlardır. Çevremde sözünü esirgemeyen, şakacı, neşeli ama bir o kadar da sakin, soğukkanlı olduğum söylenir.

Kitap yazma maceranız nasıl başladı?

Edebiyat öğretmenimin lise yıllarında farkına vardığı ancak benim yaşadıklarım ya da yaşamak istediklerimi kaleme alma isteği yaklaşık 10 yıl önce, yaptığım birkaç denemenin arkadaşlar tarafından kabul görmesi ile başladı. Tarih bir insanın geride çocuğuna bıraktığı mirası değil, insanlığa bıraktığı eseri yazmaktaydı. Baki kalanın sadece “hoş bir seda” olduğunu anlamak biraz zaman almıştı.

Doğduğun yer kaderin oluyor. Sen uçabileceğini keşfetsen bile sürekli bir ses “Sen uçamazsın,” der ya… Bulunduğun coğrafyanın da seni desteklemesi gerekir bir şeyi başarabilmek için. Sen “Yapabilirsin, yürü aslanım,” gibi cesaretlendirici, önünü açacak sözler duymak isterken, şu aşamada bile annemle babam, “Ne anlayacaksın, boşa masraf etme,” gibi fısıltılar içindeydi. Halbuki bu benim yapamadığım ya da yapmadığım için pişmanlık duyacağım konulardan biriydi.

Kitabınızın yayınlanma aşamasındaki deneyimlerinizden söz edebilir misiniz?

İlk kitabım olması nedeniyle, bu konuda yardımcı olabilecek bir tanıdığım yoktu. Birkaç yayıncı arkadaşla görüşmem sonucu Mustafa Şimşek Bey ile tanıştık. İlkede anlaşmamız ve diyalog sonrası öngörülerime de güvenerek Luna Yayınları ile çalışmaya karar verdim. Bu süreçte kitabın taslak ve tasarımındaki yardımları, insana güven veren çalışma ortamı ve nazik davranışları kararımdaki isabetin göstergesi olmuştur. Düzenleme ve basım takvimi anlaşılan süreye uygun işlemiştir.

Bu yüzden emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkürü bir borç bilirim.

Kitabınızın en etkileyici yönü nedir?

Kitabımda da en çok yer verdiğim tema, hayatta, cennet ile cehennemi görebileceğiniz yer olan ailedir. Her insanın huzur aradığı, sığındığı, en güvendiği limanıdır yuvası. Düşerken tutunduğu dal, düştüğünde onu karşılık beklemeksizin yerden kaldıracak eldir. Kısaca bundan mahrum her insan, suya düşmüş ya da fırtınaya kapılmış bir gazeldir.

Yuvasız yaşanmıyor, kuytularda yapayalnız,
Her güneş battığında, tek dostun ay’la yıldız.

 

Selahattin Yıldırım - Yazarın kitapları

Kapat